Mesaj önizleme 
 
Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Velîd bin Velîd (radıyallahü anh)
06-03-2011, 03:34 AM
Mesaj: #1
Velîd bin Velîd (radıyallahü anh)
Velîd bin Velîd, Eshâb-ı kirâmdandır. Medine’de h. 8 (m. 629) senesinde vefât etti. Bedir gazâsında müşriklerin safında harbe katıldı. Müşrikler bu harpte yenilince, O’nu Abdullah bin Cahş esir aldı. Medine-i Münevvere’ye getirdi. Kardeşlerinden henüz müşrik olan Hâlid bin Velîd ile Hişam bin Velîd, O’nu esâretten kurtarmak üzere Medine’ye geldiler...

KURTULUŞ AKÇESİ OLARAK...
Abdullah bin Cahş (radıyallahü anh) fidye-i necât (kurtuluş akçesi) istedi. Babalarının yüz dinar kıymetindeki kılıcı, zırhı ve miğferi karşılığında anlaştılar...
Kardeşleri, Velîd bin Velîd’i esâretten kurtarıp, Mekke’ye yola çıktılar. Fakat Velîd, Mekke yolu üzerinde Medine’ye dört mil mesafedeki Zü’l-Huleyfe’de onlardan ayrılıp, Resûlullah Efendimizin yanına döndü. İmân edip, Eshâb-ı kirâmdan oldu...
***
Hazreti Velîd, Müslüman olduktan bir müddet sonra Mekke’ye kardeşlerinin yanına gelmişti. O Zaman Hâlid bin Velîd, “Madem, Müslüman olacaktın. Kurtuluş fidyesi ödemeden olsaydın? Babamızdan kalan hâtırayı elimizden çıkardın. Niçin böyle yaptın?” diye sorunca, ona, “Kureyşlilerin esârete dayanamadı da Muhammed ’e tâbi oldu demelerinden korktum” cevabını verdi...
Kardeşleri O’nu Mahzum oğullarından bazı Müslümanlarla, Iyaş bin Ebî Rebîa ve Selleme bin Hişam’ın (radıyallahü anh) yanına hapsettiler. İmân ettiği için senelerce hapis yattı. İslâmiyetin azılı düşmanlarından amcası Hişâm ile müşrik akrabalarından çok zulüm ve işkence gördü. Resûlullah Efendimiz müşriklerin zulmüne uğrayan Iyaş bin Ebî Rebîa ile Ebû Selleme bin Hişâm ve kendisi için şöyle duâ ettiler.

HAPİSHANEDEN KAÇTI...
“İlâhî! Velîd bin el-Velîd’i, Selleme bin Hişâm, Iyaş bin Ebî Rebîa’yı (küffâr elinde bunalıp) zaif (ve aciz) görülen diğer mü’minleri kurtar. İlâhî! Mudar’ı (Kureyş) daha beter (çok kötü) çiğne. Bu yılları Yûsuf’un yıllarına benzet.”
Velîd (radıyallahü anh) Resûlullah Efendimizin duâsı bereketiyle bir fırsatını bulup, bağlı bulunduğu yerden kaçtı. Medine-i Münevvere’ye gelip, Resûlullah Efendimiz ile buluştu.
..“Şehîd işte budur! Ben buna şâhidim”

Dün bir nebze bahsettiğimiz gibi, müşriklerin elinde esir olan Velîd bin Velîd (radıyallahü anh) Resûlullah Efendimizin duâsı bereketiyle bir fırsatını bulup, Mekke’de bağlı bulunduğu hapishaneden kaçıp Medine’ye geldi. Doğruca Peygamber efendimizin huzuruna vardı...

“ONLARI KİM KURTARIR?”
Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimiz onu bağırlarına bastıktan sonra, hapis arkadaşları Iyaş bin Rebîa ile Selleme bin Hişam’ın halini sordu. İki arkadaşının şiddetli azâb ve işkenceler altında kıvrandıklarını söyledi...
Resûlullah Efendimiz onların hâline çok üzülüp, kurtarılma çarelerini aradı. Kimin kurtarabileceğini sorunca, senelerce işkence altında kalmasına rağmen, Velîd bin Velîd hazretleri, büyük bir cesâret ve aşkla, “Yâ Resûlallah! Onları ben kurtarıp, size getiririm” dedi. Tekrar Mekke’ye geldi. Mazlûmlar, tavansız bir binada hapisti. Geceleyin, ölümü de göze alarak büyük bir cesâretle duvardan sıyrılıp, onların yanına vardı. İmân etmekten gayri bir suçları olmayan iki mazlûm, müşriklerce bir taşa bağlanıp; Arabistan’ın çöl havasındaki yakıcı sıcaklığında her türlü zulme uğratılıyordu...
Arkadaşlarını kurtarıp, devesine bindirdi. Kendisi de yayan, yalın ayak Medine-i Münevvere’ye çok sevdiği Resûlullah’ın yanına bir an önce varmak için yola çıktı. O’nu çölün kavurucu sıcağı yakmıyor da, Resûlullah Efendimize kavuşmak aşkı yakıyordu...

BÜYÜK MÜJDEYE KAVUŞTU...
Medine’ye aç, susuz, yalın ayak üç günde geldi. Parmakları taşların tahribatından parça parça olmuştu. Velîd bin Velîd hazretleri, kan revan içinde maşuku Resûlullah Efendimizi görünce, aşkından kendinden geçti. Rûhunu oracıkta Hakka teslim etti. Resûlullah Efendimiz bu hâli görünce Eshâb-ı kirâma karşı: “Şehîd işte budur. Ben buna şâhidim” buyurdu.
Bu müjdenin ardından annesi Lübâbe’yi (radıyallahü anha) teselli ederken de Resûlullah Efendimiz şu âyet-i kerîmeyi okudu;
“Ölüm sarhoşluğu gerçekten gelir. Ey insan! İşte bu senin öteden beri kaçtığın şeydir.”
Müslüman olmasıyla müşriklerin dayanılmaz zulümlerine uğrayan Velîd bin Velîd hazretleri, senelerce sıkıntılara katlanarak Resûlullah Efendimizi görmesiyle de rûhunu teslim ederek kavuştuğu ni’met, müjde, çok büyüktür...

Meşhurların Son Sözleri
Vehbi Tülek
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
Mesaj önizleme 


Foruma Git: